Bırakma Ellerimi

Pamuk ellerinin sıcaklığıyla, al yanaklarının utangaçlığıyla, gözlerinin güzelliğiyle tanıştığım günden beri yangınım sana. Ne bir eksik ne bir fazla… Bulmayı ümit ettiğim halde, asla bulamayacağım dediğim yarimsin sen. Mucizesin bana. Divaneyim, pervaneyim o günden bu yana. İçimdeki sevdanı hiç anlatamadım sana, sığdıramadım bugüne kadar ne gönlüme ne cümlelere.

Ben hiç doyasıya bakamadım güzel gözlerine. Bir içim su gece gözlerin. Gönlünü yansıtan, sevdanı anlatan, en az senin kadar konuşan gözlerin… Mutluluk kara gözlerinin bana bakışında saklı benim için. Dünyanın her nimetini bir yana iterim bir bakışın için. Her sabah baktığın aynan, saçını tarayan tarağın, eline sürdüğün sabunun, ayağına giydiğin terliğin, yüzüne çarptığın suyun olmaya bile razıyım. Yeter ki yokluğunu göstermesin Rabbim bana.

Çok ağladık, çok güldük seninle. Çok ezildik, süründük belki… Her şey zor olduğu kadar güzeldi. Her günümüz bir öncekinden daha heyecanlı, daha mutlu daha güzel geçti. Ne hakların geçti bana. Ne çileler çektirdim sana. Düşündükçe zoruma gidiyor. Elini sıcak sudan soğuk suya sokmak istemediğim kadınıma ben çile çektirdim. 🙁 İnşallah bundan sonrası aynı tutkuyla ama senin yüzünü düşürmeden geçecek. Çok korktum bu süreçte. Kaybedeceğimi düşündüğüm her an yıkıldım. Defalarca direkten döndüm.

Sen benim için ölümle dünya arasındaki perdesin. Sen varsan var yaşama isteğim. Yoksan…. Hiç bir şeyin ne anlamı var ne tadı….

Bilinmiyor zamanın neleri getireceği, seni götürmesin yeter bana. Hep güçlü görünmek istemiştim ben sana. Sanki hiç üzülmez, hiç yıkılmaz gibi… Bu dünya öyle bir dünya ki. İnsan kendini yıkabilecek gücü bulup ona aşık oluyor 🙂 Beni yıkabilecek tek “Gücüm” bırakma ellerimi…

Anlatmak o kadar zor ki seni. Sana baktığımda gördüğüm zarafeti, pırıltıyı, güzelliği… Ne bir cümle, ne bir kitap yazamaz ben gibi. Bir nakışın iki ipliği gibi olduk seninle. Öyle bir bağlandım ki sana, yok bu düğümü çözebilecek senden başka. Şimdi olacaktın odamda, iki cıvıldar iki kapris yapardın. Sonra gözlerime bakar, naza başlardın. Sonra pamuk ellerinle beni hayata bağlar, bana kendimi unuttururdun. Olmadığın her gün için yanan ciğerime bir parça su serper beni ayağa kaldırırdın. Sen… Sen var ya sen. Ne bir eksik ne bir fazla… Eşim, ruh eşim, her şeyim, nefesim, günüm, gecem, güneşim oldun. Sensiz asla diyenlere hep güler hadi ordan derdim. Şimdi ben bu haldeyim “Sensiz asla”

Tanıştığımız günden bu yana hayatım hep sen dolu geçti. Varlığınla yokluğun arasında çok fark vardı. Birinde sen dolu, aşk dolu mutlu günler. Yokluğunda seni bekleyen, hep seni arayan gözler. Ama mutlaka içinde “sen” geçen bir hayat.

Ellerini tutmadıkça, dizlerimde yatırmadıkça, hayatım deyip seni sımsıkı sarmadıkça gülmüyo gözlerim. İstiyorum anlasana. Her halini seviyorum senin. Bir ömrü iyisiyle kötüsüyle ama ellerini hiç bırakmadan yaşamak istediğimsin. Şimdi olacaktın da sımsıkı saracaktım belini :….(

Sen geldiğinden beri rüyalarımı ele geçirdin. Bir insan 24 saat aynı şeyi düşünür mü ya. Her anımda sen varsın. Sen benim sönmeyen ateşimsin. İmkansızım, mucizemsin. Keşke deyip hayaller kurduğum. Gerçek olmasına ihtimal dahi vermediğim. Ama bi mucize gibi hayatıma akansın. Seviyor, özlüyorum seni canım pahasına. Sen dolu bir dakikaya sensiz bir ömrü değişmem. Dakikam ol benim, aylarım, yıllarım ol. Öyle bir gel ki bana, imkansız denen her şey imkanımız olsun. Gecelerim gündüze dönsün.

Şimdi çok uzaktayım sana. Gönlüm buruk, veda edememenin acısı da bi başka yakıyo içimi. Beni ben yapan güzel kadınım. Sevdanın tanımını bana yeni baştan yazdıran gücüm, hasretim sana. Şu an kapı çalsa da seni görsem keşke karşımda. Başka bir dileğim yok Allah’tan.

Başımın tacı, kıymetlim, ay yüzlüm. Saçının her teline ayrı ayrı vurulduğum. “Seni çok seviyorum”

Nisan Akşamı

Biliyor musun seni ne kadar özlediğimi? Günün her saatinde yanı başımda aradığımı? Gözlerine bir kez bakabilmek için neler feda edebileceğimi biliyor musun? Gözümden her gün sen diye yaş dökülürken, bir yandan gülüşünü düşünüp gülümsemek öyle zor ve öyle keyifli ki…

Sen benim hayatımda adını koyamadığım tek şeysin. Nesin bilmiyorum. Aşk değilsin çok daha fazlasısın benim için. Sevda değil, tutku değil, sevgi değil, aşk değil… Adını koyamadığım güzel, seni gerçekten çok sevdim ben…

Bugün film şeridi gibi geçti gözümün önünden seninle geçen zamanlarım. Sonra şöyle bir baktım sen yokken ben ne boş nefesler almışım. Şimdi her nefesim daha kıymetli, her bakışım daha bir anlamlı. Bana yaşattıkların için, hissettirdiklerin için, her şey için çok ama çok teşekkür ederim.

Yaşlı gözlerle seni düşünürken kim bilir sen ne yapıyorsun uzaklarda. Aklım hep sende. Durdurulamayan bir istek var içimde. Ne frenleyebiliyorum, nede kontrol edebiliyorum. Hissettiğim en kuvvetli his sana doğru koşup gelmek istiyorum.

Seninleyken bile sensizliğin korkusu içime dert. Bir gün sensiz kalırsam ne yaparım bilmiyorum. Eğer bir gün sensizlik gelecekse karşıma… Duamdır ölüm ondan önce gelsin. Yokluğun her ne kadar içimi yaksa da gönlünde adımın olduğunu bilmek ayakta tutuyor beni. Bir fırtına gibi girdin yüreğime, senden başka hiç bir şey koymadın. Aklımı, kalbimi bedenimi her şeyimi ele geçirdin sanki. Teslim oldum sana. Her şeyimle teslim oldum.

Bakma ordan güçlü göründüğüme, yıkılmaz zannetme beni. İçimde öyle hassas bir yerdesin ki… Hiç bir şey deviremese de sensizlik devirir beni.

Özledim seni…

Bir Nefes

Bu hasretlik bilmem bir gün biter mi?

Her akşam seni sarar, her sabah sana uyanır mıyım?

Bilmem sensiz bu hafta, bu ay geçer mi?

Gözlerim seni arar, yokluğunda Ankara’ya katlanır mıyım?

Zannetme ki bu ayrılık seni benden aralar,

Zannetme aramızda sıra dağlar var,

Zannetme ki ayırır beni senden mesafeler, yollar,

Benden sana sadece bir adım, bir nefes mesafe var.

Bu günler bilmem bir gün geçer mi?

Aşk diye tuttuğum ellerin yine başkente döner mi?

Bilmem bu özlem, bu hasret beni gömer mi?

Ellerim seni arar, bedenim sana yanar, gönlüm sana ağlar…

Zannetme yaşadım kimseyi senin kadar,

Zannetme ki gözlerim senden başkasını arar,

Zannetme bu sevda söner, biter, yaralar,

Benden sana sadece bir adım, bir nefes mesafe var…

Yokluğun

Hiçlik denilen meydana doğru gidiyorum seninle,

Meğer her hatıranda bir ömür gizliymiş,

Hasret denilen diyara doğru gidiyoruz seninle,

Meğer her bakışında bir özlem gizliymiş…

Dilinden dökülen bir kıvılcımla yandım seninle,

Kalbime dokudun sanki özel sözlerini,

Yanımda yürürken ateştim, kordum seninle,

Söylesene unutur muyum güzel gözlerini?

Sevdanın doruğunda yanıyorum sesinle,

Meğer ölüm sensizlikten daha güzelmiş…

Vuslatın ahenginde yaşamak istiyorum nefesinle,

Anladım… Yokluğun cehennemden öteymiş…

Hep savaştım yokluğunla kendi kendime,

Bir adım yol alamadım, meğer ne zormuş,

Laf geçiremedim, bekle diyemedim gönlüme,

Hissettim… Hatıralarını sensiz izlemek çok zormuş …

Uzunca zamandır yazamadım sana şiir,

Zannetme ki azalır, biter içimdeki sihir,

Bir ömür ara versem de satırlara, mısralara,

Sevdiğin aynı aşk ile yaşar, aynı aşk ile erir…

Kıskanılmak Güzeldir

Sen kendine dert edinsen de kıskanılmak güzeldir aslında. Aşkın ispatıdır. Kıskanmak ne kadar zorsa kıskanılmak o kadar güzeldir. Sürekli sevdiğini düşünmek, onu dert edinmek, acaba biri yan gözle mi bakacak derdine düşmek güvensizliğin belirtisi olarak algılanmasa keşke…

Bunun adı güvensizlik değil kıskançlık, paylaşamama…

Seninle konuşurken arkadan arkadaşın ‘enişte niye böyle yapıyorsun’ diye açıklama yapıyor. Onun sevdiği ona öyle yapmıyormuş. Sanırım onların yaptığı doğru, benimki yanlış. Bugüne kadar defalarca yapmayı denedim ama olmadı. Bundan sonra böyle olmayacak göz nurum. Sen moralini bozma.

Senin için ne zaman kıskanılmak güvensizlik olarak isimlendirildi, o zaman senin canın sıkılmaya başladı. Bundan sonra çok daha dikkatli olacağım bu konuda.

Çok fazla kıskandığım doğru, seni çok sıkıp bunalttım bu yüzden. Bundan sonra sıkmayacağım söz veriyorum. Yüzümü öne eğdirmeyeceğinden eminim. Sen nasıl nerede kiminle mutluysan, saygı çerçevesinde orada ol.

Ne kadar nasıl kıskanırsam kıskanıyım seni üzecek bi cümle olmayacak artık. Moralini bozduğum için özür dilerim. İyi geceler.

Dinlersin

Klarnet ile kanunun ahengisin sen,

Ne bir nota ne bir ritim dinlersin,

Beste ile taksimin kavgasısın sen,

Ne bir armoni ne bir vuruş dinlersin…

Aklımı alan, canımı yakansın sen,

Bir dakika sevdamı anlasan, inlersin,

Satır başım, gönül aşımsın sen,

Sevdamız beste olsun, kainatta dinlensin…

Aşk ile kavganın sakinisin sen,

Ne bir yol ne bir kural dinlersin,

Aslı ile Kerem’in sevdasısın sen,

Ne bir hükümdar ne bir yasak dinlersin…

Kalbin ile zihnin kavgasısın sen,

Ne onu, ne diğerini dinlersin,

Notam, bestem, nakaratımsın sen,

Adını bestelesem bir ömür dinlersin…

Senden Başkası

Yoktu böyle bir heyecan, hiç te olmadı ömrümde,

Eline su dökebilir mi bir başkası,

Görmedim böylesini, yaramı sardın yer ettin gönlümde,

Öyle güzel sarabilir mi bir başkası…

Sesin olsun isterim gecemde, günümde,

Öyle tatlı cıvıldayabilir mi bir başkası,

Kokun dolsun isterim, misk ol nefesimde,

Böyle güzel kokabilir mi bir başkası…

Mısralara sığdıramadım, hiç bir şeyi tutamadım içimde

Yazdırabilir miydi bunları bir başkası,

Gözlerin zapt etti, teslim oldum bende,

Böyle güzel bakabilir mi bir başkası…

Özledim dediğini duyar gibiyim, durur muyum sen gel dersinde,

Böylesine özlenebilir mi bir başkası,

Vazgeçilmez, değişilmez, sönmez oldun bende,

Asla ama asla… Olmayacak senden başkası…

Bilir misin?

Bilir misin sen diye kaç gece ağladığımı?

İsminde geçen harflere bile aşık olduğumu,

Hayattan çözülüp, sana bağlandığımı,

Zarif ellerini tutmadığım her gün yıprandığımı bilir misin?

İçinde sen geçip te sevmediğim tek şey sensizlik,

Her şeye alıştım da yokluğuna alışamadım ben,

Bal dudaklarına yakışıyor mu hiç bensizlik?

Her şeye kavuştum da bir sana kavuşamadım ben…

Bilir misin vuslatımızın mahşere kaldığını?

Bunu yazarken nasıl yandığımı,

Düşündükçe dermanımın kalmadığını,

Alev gözlerine her gün öldüğümü bilir misin?

Ben böyle erirken umurumda mı senden sonrası?

Beni benden alır, çayımın demi sözlerin,

Sanki sevda değil, aşk değil bundan sonrası,

Aklımı başımdan alır, ateşimin feri gözlerin…

Bilir misin hayatım dediğinde tutulup kaldığımı?

Günüme sığmayıp gecelerime dolduğunu,

Gönlüme sığmayıp hecelerime dolduğunu,

Yokluğunun zulmünü, sessizliğinin ölümünü bilir misin?

Göz Nuruma

Beni kül eder sendeki candan bakışlar,

Aklımdan çıkmaz gece karası gözlerin,

Adımı unutturur sendeki cilveler, nazlar,

Varsa yoksa gözlerin, gözlerin, gözlerin…

Unutur, alışır, vazgeçer mi zannettin sen,

Gidişinle bıraktığın boşluğu kokunla doldurdum ben,

Sevmez, sıkılır, gider mi zannettin sen,

Zamane aşkları gibi sevmedim seni ben…

Zihnimi meşgul eder gözlerindeki pırıltılar,

Rüyamdan çıkmaz gönül yarası gözlerin,

Seni hatırlatır buradaki ışıklar, yollar,

Varsa yoksa gözlerin, gözlerin, gözlerin…

Dön artık, gel diye yırtmak isterdim dağları,

Sen diye haykırmak, yakmak isterdim yokluğunu,

Dol artık, dol diye hayatıma boşaltmak isterdim Dünya’yı,

Adınla uyandığım her gün, yakmak isterdim yokluğunu…

Uzak mı sanırsın sana gelen yollar,

Yakın olur mesafen, sonunda varsa gözlerin,

Ne işe yarar bilmem seni sarmayan kollar,

Varsa yoksa gözlerin, gözlerin, gözlerin…

ah

Sevilmemek ne demek? Sen hiç yaşadın mı? Sen hiç sevdiğinden “Yanımda olmana gerek yok” sözünü duydun mu? Sen hiç ölesiye sevdiğinin seni sevmediğini hissettin mi? Hiç yandın mı ben gibi sen? Sen hiç benim gözümle bakabildin mi sana? Bilir misin fevrice çıkan bir sözün neler yaşattı bana? Sana her gün ağlayan, her gün sen diye solan ben… Neler besledim içimden bir bilsen, neler besledim sana… Sen gülüşünle hayatı unutturansın bana, Ne ettim sana da böyle konuşursun bana, Kolay mıydı senin için bu kadar her şey, Bir sözcükle bitirecek, bir sinirle vuracak kadar bana

Yıkılma vaktim geldi benim, elim kolum tutmaz oldu, Sevmediğini hissettim senin, sen diye yanan içim kor oldu, Ey yüce Rab, bu bana çok ağır oldu, Geldi yok olma vaktim, Ankara artık çekilmez oldu,

Sen benim yaşayamadığımdın, adını andığımda titrediğim, Sesini duyduğumda ağladığım, gözlerine teslim olduğumdun, Ben senindim, hep senin oldum da sen hiç olmadın benim, Ben hep kovalayan sen hep kaçandın, hep kaçtın be, hep kaçtın…

Ben hep seven, sen hep sevilen oldun. Ben hep yanan, sen hep arkasını dönen oldun,

Sessiz sessiz ağlayan ben, kahkahalarla gülen sen oldun, O, bu, şu değil de zoruma giden, beni öldürende sen oldun… Dursun artık seni seven bu kalp, atmasın, Sevmedin işte sen, sevemedin, olmadı… Yeter artık, sevmiyorsun belli, bırak bu adam ölecekse ölsün,

Senden duyacağım bu sözcükler yerine ölmeyi tercih ederdim. Ben seni senin aklın ermeyecek kadar sevdim. Senin sinirine bağlı bi sevdamıydı bu? Sinirlendin bitti! Sinirlenmezsen devam!!!

Kusura bakma sarhoşum şu an. hiç yanmadığı kadar yandı içim. Ama ben hala seni kırmama peşindeyim. haberin yok ki hiç bir şeyden. Sen beni merak ederken benim kahrolduğumdan haberin yok. Haberin yok canımdan bezdiğimden. haberin yok seni ne kadar sevdiğimden. haberin yok senin beni öldürdüğünden. haberin yok ne kadar yaktığından. Umurunda da değil.

Ben kırılmışım, yanmışım, ölmüşüm kime ne. Önemli olan senin mutlu olman.

Ben soramam sana bişey.

Ben seni kısamam, kısıtlayamam.

Sen d,lediğini yaparsın, çünkü sevilen sensin sevilen ben.

Ey yüce rabbim ne yaptım ona ben,

sevdim ya sevdim.başka ne dedim. ne yaptım ona ben. ne yaptımda sevmedi be. Demekki canını da sersen olmayınca olmuyormuş.

Demekki uğruna kahrolsan da sevmeyince sevmiyormuş.

Ben onu merak ederken o bana yanımda olmana gerek yok diyebiliyormuş. Neymiş!!!! Sen ona ölsende o sana kılını bile kıprdatmayabilişyormuş.

ben hiç içmedim bu kadar. hiç te yanmadım bu akdar. Hiç ölmedim lan bu kadar. Bir sözcük akdar kıymetim varmşı anladım. Anladım artık bunu. Sana ölesiye yandığım gün anladım.

Seni en çok sevdiğim gün, senin beni sevmediğini anladım. Seven konuşurmuydu böyle. Seven kırarmıydı sevdiğini bu kadar be. Yaparmıydı bunu. Bu kadar basitmiydi aşk dediğin şey. Gözümde yaş kalmadı. Bir şet sordum diye ilişkimizi bitirme sınırına ulaştın. Ben sadece seni merak etmiştim.

Sevdim anlıyor musun

Sevdim sadece

Ana sütü gibi tertemiz sevdim

Göz yaşım gibi katkısız sevdim

Sen sevemedin

Bunuda anlıyorum

sevmek zorunda değilsin

Zorda gelse anlıyorum

Bir anlık sinirine bağlı benim hayatım

sen beni dilediğin an silebilirken

ben sana ömrümü bağlamışım

ne fayda

sonuç senin iki dudağının arasında

anladım canım anladım

sen beni değil

benim sana olan sevdamı sevdin

ilgiyi sevdin belki, alakayı sevdin

Bense sadece seni, seni sevdim

öldüm sana

kahroldum yandım bittim kor oldum, bittim sana

vuruldum sana

ama sen beni değil ilgimi sevdin galiba,

ne deyim göz nurum,

ben seni çok seviyorum, sen beni hiç.

Bunu anlıyorum.

Orada neler yapıyorsun biliyorum.

Keşke herşey çokd aha farklı olsaydı. sen de beni sevdeydin keşke.

gelmiyor elimden duadan başka birşey.

beni sana, seni Allaha bıraktım. ne olacaksa artık raszıyım.

Yarimi Özledim Ben

Sesi hala kulağımda, yarimi özledim ben,

Kattım önüme Dünya’yı, gözlerini özledim ben,

Değişmem, değişemem sana hiç bir rüyayı,

Yüzünde açan gülleri özledim ben.

Canımın diğer yarısı, kainat güzelim,

Sen gittin gideli yalnızım, boş ellerim,

Bilsen nasıl özledim seni, hep yolunu gözlerim,

Ben seni geç buldum ama… Bir gününe bir ömrü silerim.

Güneşim, ateşim, alevimdin… Şimdi ayazdayım ben,

Elini tutmadığım her gün için yastayım ben,

Göremem, göremiyorum sensiz Dünya’yı,

Şakımana, cıvıltına hastayım ben.

Mesafeler yetmez sevdamı körlemeye göz bebeğim,

Durduramaz dağlar beni, bir bakışına Dünya’yı silerim,

Vazgeçmek şöyle dursun, her an adınla titrerim,

Alfabemi değiştiririm ama… O iki hece için ölüme giderim.

Vurgun yerdim gözlerinden, geçer derdin sen,

Eriyorum derdim sana, donarsın derdin sen,

Koymam, koyamam yerine hiç kimseyi,

Asaletine, zarafetine aşığım ben…

Sen dolu yüreğim, nereye baksam güzel gözlerin,

Ne söylesem boş, boş içinde sen olmayan günlerim,

Seni sayfa sayfa okurum, sensin benim ezberim,

Sensizlik zulüm ama… Yeter ki gel ben beklerim…

Nasıl bir kadınsın? Şair ettin odunu sen,

Mevsimim, nefesim, yeryüzüm, beni ne kadar yaktığını bir bilsen…

Ölürüm , yanarım gözlerine keşke şimdi gelsen,

Üzüldüm dün, sevdiğine inanmıyorum dedin sen…

Oysa her gece resminle ağlayan bendim,

Aşkına pervane olup inleyen bendim,

Gönlüne sığdıramayan, dolup taşan bendim,

İnanır mısın bilmem ama… Ben seni tertemiz sevdim,

Güzel yüzünü seyre dalardım, uyurdun sen,

Gözlerimi bedeninden alamazdım, kızardın sen,

Durdururum Dünya’yı, bana bir fırsat versen,

Kahrolurum, yıkılırım bir gün gidersen…

Tutamam Bu Gece

Kaynayan kalbimden bir kor koptu bu gece,

Aklım sende, yüreğim sende, ben sendeyim,

Korkuyorum… Tutamam kendimi ben bu gece,

Gözlerim yaş dolu, ben sen doluyum…

Nasıl bir gidişti, Bilmiyorum var mı dönüşün?

Yerimde duramıyorum, burada yok ki senin gülüşün,

Mehtabın doğdu geceme, son mu ki bu gidişin?

Alev yanaklım, bal dudaklım, nerede o güzel öpüşün?

Adınla başlayan günüm yokluğunla acıdı her gece,

Gözüm sende, kulağım sende, ben sendeyim,

Kor olur yakarım Başkenti ben bu gece,

Yeryüzümsün sen benim, bilmiyorum ben neredeyim?

Çığlık

Üzerine sinmiş zarafetine hayranlığım ile tutuştu gönül ateşim,

Ne olurdu sanki, ne olurdu sen olsaydın biriciğim, yoldaşım, ateşim,

Avuçlarımın arasından kaybolman oldu benim bitişim.

Nefes alamam ki ben sensiz, hiç yakışmadı bize bu gidişin…

Daha fazlasını oku

Kucak Dolusu Sevda

Yaşanır mı sensiz Ankara’da

Ya nefesim kesilir ya yüreğim darda,

Sensiz güneş doğmuyor burada

Ey benim güzel Ankaram, sana buradan kucak dolusu sevda…

Korkarım diyen alev gözlüm yok artık,

Bebek yüzüne bakıp ağladığım yok,

Gözümün nuru diye sevdiğim yok burada,

Benim güzel Ankaram, sana buradan kucak dolusu sevda…

Zannetme ki yaşarım sensiz,

Ya bir yerde yıkılır kalır, yada adını sayıklayarak yatağımda ölürüm,

Sen yaşarsın bilirim bensiz,

Benim Ankaram, sana buradan kucak dolusu sevda…

Hasretin Zirvesinde Vuslatı Beklerken

Seni özledi ellerim. Seni özledi gözlerim. Özledim. Gerçekten ölesiye özledim. İçinde olduğum sevda herşeye kapattı beni adeta. Ne yaptığımı bilmez durumdayım. Sen benim kadar özlemedin belki. Ama ben gerçekten tükendim. Canım yandı canım. Sensizlik tüketti beni. Yüreğime kor düştü sen gidince. İçimden birşeyler koptu gitti. Yandım ben ya yandım. Ben hiç böyle bir şey yaşamamıştım. Kimseyi sevmemiştim. Şimdi sevdiğim için canımı verecek konumdayım. Kaldıramadığım tek şey sensizlik. Kollarım hep seni arıyor gittin gideli. Yaşamaktan bile vazgeçtiğim oldu bu süreçte. Hiç bir şey bu kadar yormamıştı beni. Her gün seni dinlemeyip çıkıp gelmek istedim. Senin olmadığın şehir zehir bana. Varsa gözlerin bende varım, yoksa ben hiçim. Seni çok sevdim unutma. Olurda bir gün arkanı dönsen bile bana, seni canından çok seven birinin hep olduğunu asla unutma. Ben seni gelip geçici bir heves gibi hiç göremedim. Gerçekten sevdim, gerçekten beğendim, gerçekten yandım sana. Varlığın ayakta tuttu beni hep. Yokluğunu yaşamaktan çok korktum. Hala da korkuyorum. Sana kavuşmanın arefesinde deli duygular içindeyim. Saat sayar duruma geldim. Bıraktığım sevdamı bıraktığım gibi bulmak dileğiyle. İyi ki varsın.

Kim Bu Kadar Özler Sevdiğini

Kim sevdiğini benim seni özlediğim kadar özleyebilir ki?

Yada şöyle diyelim. Kim sevdiğinin yüzüne karşı ben o kadar özlemedim diyebilir ki!

Kim biliyor musun? Sen!

Ben sevdiğime onu ne kadar özlediğimi heyecanla anlatırken o bana beni ne kadar özlemediğini anlattı. Sen bilirmisin bunun sancısını. Acısını demiyorum! Sancısını…

Bunu ciddi ciddi söyleyip, kırıldığımı anlayınca şaka yaptım diyerek geçiştirmen.

Gerçekten kırıcı değilde yıkıcı cümleler kullanabilmene anlam veremiyorum bazen. Ben sana özlemedim desem. Senin kadar özlemedim desem.

Nasıl hissederdin?

Yürek Acısı

Yüreğimi kolay yakabilmen beni mahvediyor. Öyle özledim ki seni. Ayın 4 ünde gelecekken 5’i, 5’inde gelecekken 6 sı…. ve bunu sadece uyumak için ve çamaşır yıkamak için yapman….

15 gün önce gelecektim gelme dedin. 4 üne almıştın. Sonra beşine, sonra altısı akşamına…

Bu nasıl oluyor bilmiyorum. Ben saçlarına dokunabilmek için ülkenin diğer ucuna gitmeye hazırken senin gelme diyebilmen. Sana ses etmesemde içten içe beni yeyip bitiriyo bu durum.

Bir de açık açık söylüyorsunya. Ben sınavdan çıkınca uyuyacağım. Çamaşır yıkayacağım. Pazar öğlen sınav sonrasından pazartesi akşama kadar beni ertelemen… Beni öyle yakıyo ki…

Beni ne kadar sevip, ne kadar özlediğini tam olarak kestiremeden koşarcasına sana geliyorum. Belki bu koşunun sonunda uçurumdan düşeceğim. Belki de sana kavuşacağım bilmiyorum.

Çok özledim seni. Belkide bu yüzden her gelme deyişinde kor düşüyor içime. Sevmek gerçekten çok güzel şey. Ama çok sevmek, ölesiye sevmek, aşk ile yana yana sevmek bazen güzel olduğu kadar da acı olabiliyor.

Açıkçası gerçekten kırıldım sana. Beni seni özlediğim kadar özlememeni anlıyorum. Bunu biliyorum zaten. Ama sınavlar bahane sayılabilir. Çamaşır yıkamak veya uyku nedir? Uykun kadar beni özlememişsin.

Başımın Belası

Başımın tatlı belası. Duymadan duramadığım güzel sesin, bakmadan nefes alamadığım güzel gözlerin ve cıvıltıların var olduğu sürece başımın belası olarak kalacaksın. Gitmesini hiç istemediğim tatlı bir bela. Bazen sana ne kadar kızsam küssem de içimde sevdan hep yanardağ gibi. İçten içe yanıyorum aylardır. Gittin gideli sadece sesini duyduğumda gülüyor yüzüm.

Sensiz geçirdiğim dakikalara üzülüp yanıyorum. Gidişine alışamadım… Sanırım hiç alışamayacağım. Senin gidişin ömrümde yaşadığım en acı histi. Anlayamadım hala yokluğunu. Anlamak istemedim. Sanki hala yanımdasın. Sen dolu günleri özledim. Sen dol günüme. Geceme dol, ömrüme dol. Öyle bir dol ki adeta taş benden. Çok özledim sevdam. Çok Özledim.

Ben sennnnn diye ağlarken her gece daha bir fazla özledim seni. Her gün daha çok sevdim, daha çok özledim. Şu an nasıl bir seviyedeyim? Bunun daha yukarısı var mı? Bilmiyorum… Daha ne kadar sevebilirim bilmiyorum. Sanırım bunun ötesi alev almak olsa gerek.

Seni çok seviyorum başımın tatlı belası. İyi ki varsın. İyi ki yaşadım seni. İyi ki tanıdım seni. İyi ki o güzel gözleri seyretme fırsatı buldum.

Senin aşkın ile yandığımı unutma…

Ağlama Sen Giderim Ben

Senin bir damla göz yaşın etmem ben. Ağladığını duymak kadar hiç bir şey acıtmaz içimi. Mutlu ol istedim. Bunu hep istedim. Hep istedim ama olmadı. Farkındayım sana yüklediğim yükün. Senin bir damla göz yaşın etmem ben.

Ağlatmayacağım seni bir daha göz bebeğim. Geldiğim gibi yok olmasını da bilirim ben. Yeter ki senin yüzün gülsün. Ağlama sen. Giderim ben. Bir daha duymazsın sesimi. Görmezsin bir daha yüzümü.

Sen diye alev alan cümlelerimi okumazsın bir daha. Bir daha hissettirmem sana varlığımı. Yok olurum. Hiç olurum. Ama seni ağlatmam söz veriyorum. Senin bir damla göz yaşın etmem ben. Ben seni sevdim diye senin bunları çekmene gerek yok haklısın. Sana hep hak verdim ama hiç vazgeçemedim.

Sevdiği için sevdiğinden vazgeçenlerin hikayelerini okudum defalarca. Hiç biri inandırıcı gelmezdi. Şimdi başıma geldi. Ben seni çok sevdim. Çok sevdim çok sevdim çok sevdim. Ama benim içimdeki sen ısrarı hep ağlattı, üzdü seni. Bunu bile bile sevdiğimi göz yaşı denizine sokamam.

Şimdi bıraktın beni. Döndün arkanı. Sildin.

Sil. Haklısın. Seni ağlatıyorsam sil beni. Senin bir damla göz yaşın etmem ben. Merak etme rahatsız da etmem seni. Hatırlatmam kendimi. Sen iyi ol yeter. İyi olduğunu biliyim yeter.

Seni ne kadar sevdiğimi bildiğini umarak bende veda ediyorum sana. Bu saatten sonra dünya dursa umurumda değil. Ne ölüm ne kalım, ne canım ne bedenim umurumda değil. Var olan her şeyin üzerine yemin olsun çok sevdim seni.

Beni unut sevdiğim.

Bu saatten sonra olmaz benden hiç bir şey. Ben var olma sebebimi yitirdim. Yaşama sevincimi yitirdim. Hayatla olan bağlarımı kopardım. Biz yokuz artık biliyorum. Sen varsın. Birde bendeki sen var.

Hep duamdasın. Hep kalbimde. Hep ama hep seveceğim seni. Beni unut. Ben senin bir damla göz yaşın etmem. Allaha emanet.

Çok Sevdim Çok Kıskandım

Çok sevdim seni göz nurum, Ayşem, Sevdam, Herşeyim… Çok kıskandım. Bunun yüzünden belki çok üzdüm seni. Bir çok kez tutamadım kendimi, yüzümü astım, sana kızdım, sana küstüm. Hiç kıskanmamıştım böyle. İlk kez bu kadar çok sevdim, ilk kez de bu kadar çok kıskandım. Üzdüğüm, ağlattığım günler için özür dilerim… Hepsi içime sığmayan sevdam yüzünden oldu. Tutamadım kendimi. Gözümü hiç alamadım senden. Benden başka bir göz baktığında adeta çıldırdım.

Daha fazlasını oku

Güzel Gözlerindeki Işığa Vuruldum

Yıllarca Ayşem’i aradım ben. Cıvıl cıvıl, samimi, yürekten, candan, gözlerinin içi gülen Ayşem’i. Keşke çok daha önce tanısaydım seni. Hiç tanımamaktansa seninle geçen bir dakikaya bile şükrediyorum şu an. Bilmezdim sevdanın böyle bir şey olduğunu. Yanıma geldiğinde içimin titreyeceğini, seni sardığımda kalbimin çarpacağını, gözlerine baktığımda titreyeceğimi tahmin bile etmezdim.

Daha fazlasını oku